DOĞRUDAN DEMOKRASİ (KOMÜNİST PARTİSİ) SAYFASINA HOŞGELDİNİZ

Değişikler | Yeni Eklemeler

SAVAŞ SUÇU DEĞIL, SAVAŞIN KENDISI SUÇTUR!

  1. BARIŞ SAVUNMASI YASASI

Yaklaşık 60 sen önce, nerdeyse bugün, 12 Mart 1951'de, tüm insanlığın anavatanında, dünyanın barışçıl halklarının lideri Sovyetler Birliği Barış Savunması yasasını geçirdi.

Bu yasa sadece savaş yapmayı değil fakat ayni zamanda savaşın propagandasını da insanlık karşıtı suç yaptı! Savaş propagandası yapan kişi ve savaş yapmak suçtur ayni zamanda insanlığa karşı suç işlerler.

Bu 60 sene önceydi!

Son 60 sene için ABD tarafından yönlendirilen emperyalist güçler, gizli veya açık, dünyanın çalışan halklarına karşı, dünyanın tüm ulularına karşı savaşlar yapıyorlar.

Vietnem'a karşı yaptıkları gibi açıkça savaş örgütlediler ve kimyasal, biyolojik silahlar kullandılar ve büyük bomba kampanyası da. Insanları ve ülkeleri taş devrine gönderme yetenekleriyle gurur duyuyorlar, bu sonuçla insanları açıkça tehdit ediyorlar ve tehditlerini iyi yaparlar. Insanlara karşı nükleer silahlarını kullanmakla tehdit ederler.

Ekonomik, politik, diplomatik ve askeri destekleri vardır, hepsinden öte, ülkeler ve milletler içerisinde her çeşit gerici güçler örgütlediler ve bu ülkeleri ve milletleri yönetmekte bu güçleri kullanmaktadırlar. Bu gerici güçleri kullanarak açıktan taraf tutarak milletler arasında, ülkeler arasında savaş yapmaktadırlar. Milletler arasında, ülkeler arasında vekilleri vasıtasıyla, savaş yapmaya bu gerici güçleri kullanırlar. Bu gerici güçlerin örgütlendiği her millet ve her ülkelerde bu gerici güçleri savaş yapmakta kullanırlar, içteki savaşları, iç savaları ve açıkça darbe vs. Bu onların savaş yapma yollarından bir tanesidir.

Milletle milletin düşmanlarını örgütlediler. Demokratlar ve demokrasilerle demokrasinin düşmanlarını örgütlediler. Işçi sınıfı hareketi içinde işçi sınıfının düşmanlarını örgütlediler. Komünist hareket içinde sosyalizmin, komünizmin düşmanlarını örgütlediler. Bunlar onların savaş yapma yollarıdır.

Işçi sınıfına karşı, insanlara karşı, milletlere karşı, demokrasiye karşı, komünizme karşı savaşlar yaptılar!

Silahlar kullanarak öldüremediklerinisavaş açlıkla öldürdüler! Savaş yapmakta ve öldürmekte ve milletleri taş devrine geri transfer etmekte Ekonomik ambargoları kullandılar.

Ve, daha önce olduğu gibi , şimdi ABD öncülüğünde ve sadece dünyanın emperyalist büyük güçleri değil fakat küçük güçler ve dünya emperyalizmin hiç gücü olmayanları bile ABD etrafında hepsi birleştiler.

Bu dünyada ülke yöneticileri ABD yönetimindeki ve abd etrafında gerici ve sağlam grup oluşturmuş dünya emperyalistlerinin, batı emperyal güçler olarak bilinirler, söylediğini yapmazlarsa, eğer o idareciler bu emperyal güçlerin her istediğini yapmazlarsa, kendileri tarafından oluşturulmuş gericilerden bile olsalar bu veya o araçlar kullanılarak onlara karşı da savaş yapılır.

Savaş onların hayatlarıdır. Savaşsız var olamazlar ve yaşayamazlar.

Bu sebebledir ki Barış Savunma Yasasını geçirmek niyetinde hiç olmadılar, böyle bir Yasanın varlığı gerçeğini sakladılar, ve bu Yasayı geçiren ülke Sovyetler Birliğinin bu yasanın düşmanları tarafından yönetilmesini garanti ettiler, tam kendileri gibi ve Sovyetler Birliğini Barış Savunma Yasasının düşmanlarıyla birlik içinde ki bunlar Sovyetler Birliğini yönetenlerdi, yıktılar.

Dünya halkları üstüne savaş üstüne savaş nasıl yapabilirler?

Esas sebeb Sovyetler Birliğinin uluslararası ilişkilerindeki gibi içteki ilişkilerinde de Barış Savunma Yasasını uygulayan güç olmaktan , uluslararası ilişkilerindeki gibi içteki ilişkilerinde de bu Yasayı uygulamayan güçe dönüştürülmesidir.

Sovyetler Birliği politikasındaki bu önemli değişiklikten tüm sorumlu olanlar Barış Savunması Yasasında bahsedilen suçu işlemiş suçlulardır ve bundan dolayı insanlığa karşı suç işlemiş suçlulardırlar.

Görebildiğimiz kadarıyla şimdi, dünyada ABD tarafından yönlendirilen suçlu emperyalist güçleri durduracak güç yoktur. Nasıl memnun olurlarsa öyle yaparlar ve savaş yapmaktan mutlu olurlar! Savaş propagandası yapan suçlulardırlar ve savaş yapan suçlulardırlar!

  1. DEMOKRASİ, İNSAN HAKLARI VE ULUSLARIN EGEMENLİĞİ

ABD tarafından yönlendirilen emperyal güçler halklara, uluslara ve dünya ülkelerine karşı suç üstüne suç işlediler. Ikiyüzlülükleri kendi halklarına görünmeye başladı ve bunların suçlarından dolayı ezilen uluslara herzaman görünüyordu. Savaş yapmak problemli oluyor.

Bundan dolyı yeni metodlar ve sebebler yaratıyorlar, bu savaş yapmanın mazaretleridir.

Savaş yapmak için herşey söylerler ve yaparlar!

Şimdilerde halkların kendi kendilerini yönetmesi hakkını savunmak ve demokrasi için savaş yaparlar!

Şimdilerde halkların ve herhangi halkların değil sadece, kendilerini yönetmek için devrim yapan halkların hayatlarını savunmak ve demokrasi için savaş yaparlar!

Şimdilerde ulusların bağımsızlığını savunmak için savaş yaparlar.

Tüm bunlar 10 Aralık 1948 de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul ve ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde kökleştirilmiş zannedilir. Bu 60 seneden fazla öncesinde.

Bu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi hakkında bir tartışma vardı ve Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkeler diğer şeyler yanında belirledi ki:

a. Bu beyanname faşişme karşı demokrasiyi savunmaz. Faşişmi, Nazizmi naletlemez.

b. Bu beyanname sömürge halklarının özgürlüğünü, ulusların, halkların eşitliğini savunmaz,

c. Bu beyanname uluların, ülkelerin egemenliğini savunmaz.

d. ilan edilen insan hakları çağdışıdır, kıt ve yasalarda gerçek desteği bile yoktur.

e. Bu beyanname kişiler ve uluslar ve ülkeler için hakların bu sınırlı parçası bile pratikte gerçek mana ifade etmez.

f. Bu beyanname ülkesini savunmada, ulusunu savunmada kişiye görev yüklemez!

  1. LİBYA'NIN İŞGALİ

Insan Hakları Evrensel Beyannamesinin ilanından çok geçmeden BM ABD tarafından yönlendirilen dünya emperyalizminin bir saldırganlık aletine dönüştürüldü.

Bu geçmişte Kore'nin, ve yakın geçmişte Irak'ın ve şimdi Libya'nın işgalinde açıkça kanıtlandı.

Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkeler tarafından İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi tartışmalarında tüm bunları yapmaya hazırlanıyorlar gerçeği belirtildi.

Libya'da tüm bunlar insanların hayatlarını korumak için yapıldı açıklaması en iğrenç ve ikiyüzlü yalandır. Benzer yalanlar Birinci Dünya Savaşının başında da havalandırılmıştı. Dendi ki Britanya savaşa saldırgan Almanya'nın işgalinden küçük, savunmasız Belçika'yı kurtarılmak için katılıyor veya sonra.

Lenin'in yıllar önce -eksik veya fazla- ne söylediğini tekrarlayalım:

O sebeb için olsaydı saldırgan, emperyalist Almanya'ya karşı böyle bir savaşı ilk biz komünistler desteklerdik. Fakat söylenen yalandır. Britanya, bu savaş için hazırlanıyordu, emperyalist sebeplerle, öteki ülkeleri işgal etmek, yeni sömürgeler kazanmak, emperyal rakiplerini yenmek için savaşa katıldı, küçük Belçika'yı kurtarmak için değil.

Bunu benzer şekilde söyleyelim, o sebeb için olsaydı emperyalizmin dünyasında kendine yer için savaş yapıcısı Gaddafi'ye karşı, ve Britanya'ya hizmet için Britanya tarafından tahta oturtulan köle kralın bayrağını sallayan, emperyal Britanya'nın muhbirine, onlar ki Britanya tarafından örgütlenen İslamcılar tarafından yönetilen böyle bir savaşı desteklemekte birinci biz komünistler olurduk.

Fakat Birinci Dünya Savaşı dönemindeki gibi, bugünde Britanya yalancılar tarafından yönlendirilir, hükümet olsun muhalefet olsun, emperyal gayelerini, savaş yapıcı politikalarını, savaş yapıcı sicillerini saklamak için yalan söyleyenlerdir.

Fakat unuttular ki yalan miktarı ve sivil zayiatı önlemek için yapabileceğimizin hepsini biz yapıyoruzun miktarı kabul edilmez. Hiç kimse savaş suçunu önleyemez, modern savaşta sivillere karşı suç ve bundandır ki savaş suçu çoktan beri savaşın kendisi suçtur tarafından yerdeğiştirdi.

Bütün suçlular, küçük ve büyük halklar tarafından, uluslar tarafından, dünya ülkeleri tarafından ve ilk ve en fazla bu suçluların bütün ulusları tarafından bir gün cezalandırılacaktır.

Savaş propagandası, savaş yapmak, savaş yapıcılarına imkanları sağlamak insanlık düşmanı suçtur!

  1. LİBYA'YA KARŞI SALDIRIDA KIBRIS'TA BRİTANYA ÜSLERİNİN KULLANIMI

NATO'nun üyesi olarak Türkiye ve Yunanistan, dünya emperyalizminin üyesi olarak ikinci güçtürler, Britanya ve ABD'nin yardımcısıdırlar. Bizim dikkatimiz Britanya üzerinde yoğunlaşmalı, onun Kıbrıs'tan nefreti, ve Yunanistan ve Türkiye Britanya'nın Kıbrısı köleleştirmesinde destekçileri oldukları için, Nato üyesi oldukları için, Kıbrıslıları (Türkler ve Rumlar) kurtarmadıkları fakat NATO adına, Britanya ve ABD adına köleleştirdikleri için kınanmalı.

Gerçek ki Türkiye ve Yunanistan Nato üyelikleri aracılığla, Britanya ve ABD ile yakın işbirliği aracılığıyla Yunanistan'da Yunanlılara, Yunanistan'ın kurtarılmasında, ve Türkiye'de Türklere (ve Kürtlere) ve Türkiye'nin kurtarılmasında ihanet ettiler, ve birlikte Türk ve Rum Kıbrıslıların özgürlüğünü ve Kıbrıs'ın kurtulmasına ihanet ettiler.

Sadece bu değil, NATO adındaki suç örgütüne, ulusların köleleştiricisine katılımları aracılığıyla, ayni zamanda Avrupa Savunma Örgütü'ne katılımlarıyla, diğer ulusların özgürlüğüne ihanet ettiler. Bundan dolayı bizim ülkemiz Libya halkını bombalamakta Britanya tarafından kullanılır.

Biz Kıbrıs'ın Rum ve Türk işçileri ve köylüleri olarak, biz Kıbrıs'ın Rum ve Türk komünistleri olarak, biz Kıbrıs yurtseveleri olarak gücümüzü birleştirmeliyiz, Britanya'nın bu üsleri kullanmasına karşı kitle hareketi yaratmalıyız, ve böylece şerefimizi korumalıyız. Sadece bu değil, bu şekilde Britanya'nın ikiyüzlülüğünü şüphesiz teşhir edebiliriz. Eğer Kıbrıs'ın bir kitle hareketi Kıbrıs'ın üslerini kullanarak Libya'ya saldırıyı hemen durdurmasını talep ederse, ve Britanya bunu reddederse, gösterecektir ki insanlar istedikleri gibi yaşamayı başarsınlar diye yapmıyorlar -bugünlerde devamlı diyorlar, fakat tüm istedikleri diğer ulusları sömürmek ve yönetmek.

Britanya'ya savaş yapmanın insanlık karşıtı suç olduğu ve böylece bu suçluları her şekilde desteklemenin, ve bizim ülkemiz suç hareketleri için kullanılamaz ve biz onların suçlarının parçası olmayız söylenmelidir..

Kıbrıs'ta Britanya üsleri kapanmalıdır ve Kıbrıs'ta tüm Britanya hakları yürürlükten kalkmalıdır.